Sahte Diploma Skandalı: Türkiye'nin Dijital Egemenliğine Saldırı mı?
Gündem

Sahte Diploma Skandalı: Türkiye'nin Dijital Egemenliğine Saldırı mı?


04 August 20255 dk okuma28 görüntülenmeSon güncelleme: 26 August 2025

CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, sahte e-imza kullanılarak yüzlerce sahte üniversite diploması alındığı iddialarına sert tepki gösterdi. Özçağdaş, bu durumu "Türkiye'nin dijital egemenliğine açık bir saldırı" ve "ulusal bir güvenlik krizi" olarak nitelendirdi. Skandalın sadece eğitimle sınırlı kalmadığını, e-devlet sistemine kadar nüfuz ettiğini ve kamu kurumlarını etkilediğini vurguladı.

Sahte Diplomalar ve Siber Güvenlik Açığı

İzmir Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Taşkın ve Prof. Dr. Armağan Erdoğan ile birlikte İstanbul Üniversitesi önünde basın açıklaması yapan Özçağdaş, olayın vahametine dikkat çekti. Özçağdaş, "Bu yaşanan dijital skandal, diploma, ünvan sahtekarlığı yalnızca eğitimle ilgili bir konu değildir. Bu, Türkiye'nin dijital egemenliğine açık bir saldırıdır," dedi. E-devlet sistemine kadar sirayet eden bu durumun, eğitimden sağlığa, tapudan güvenliğe kadar birçok alanı etkilediğini belirtti.

Özçağdaş, iddialar arasında 400'e yakın akademisyenin de bu yolla akademik unvanlar aldığının dile getirildiğini söyledi. Bu durumun uluslararası boyutunun da olduğunu, ödemelerin bir kısmının kripto parayla yapıldığını ifade etti. Özçağdaş, “Uluslararası istihbaratla ilgili sorunlar vardır. Ve göçmenler, mülteciler, yabancılarla ilgili konular vardır” değerlendirmesini yaptı.

BTK ve Ulaştırma Bakanlığı'na İstifa Çağrısı

Suat Özçağdaş, Türkiye’de 2005 yılında e-imza sürecinin başladığını, o günden bugüne daha önce de sorunlar yaşandığını ifade ederek, 2012 yılında yaşanan 'TurkTrust ara sertifika skandalı'nı hatırlattı. Özçağdaş, BTK'nın gereken reformları yapmadığını ve mevcut sorunların bir ucunun nüfus müdürlüklerine kadar uzandığını belirtti. Sahte kimlik kartlarıyla çıkarılan sahte diplomaların, çok boyutlu bir soruna işaret ettiğini vurguladı.

Özçağdaş, sözlerine şöyle devam etti: “Bütün bu süreçte bizim siber güvenliğimizi sağlayacak olan kim? BTK Başkanı. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu. İyi de BTK Başkanı kendi e-imzasının bile kopyalanmasını fark etmemiş. Biraz utanma olsa Ulaştırma Bakanı ve BTK Başkanı şimdiye kadar çoktan istifa etmiş olurdu."

  • Lise diploması, üniversite diploması dağıtılıyor.
  • Ehliyetlerde başarısız olanlar başarılı hale getiriliyor.
  • Kendi deyimleriyle 400'den fazla akademisyenin unvanlarını değiştiriyorlar.

YÖK'e Eleştiri ve Dijital Ahtapot Benzetmesi

Suat Özçağdaş, YÖK'ün ‘208 üniversite açtık’ diye övündüğünü, ancak birçok bölümde yeterli sayıda öğretim üyesi bulunmadığını belirterek YÖK'ü de eleştirdi. İstanbul Üniversitesi'nin son dönemde “neredeyse kendisini imha edecek bir yönetim kadrosuna sahip” olduğunu söyleyen Özçağdaş, Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesini de hatırlattı.

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özçağdaş, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sen ve arkadaşlarınızın ürettiği bu tek adam rejiminin yarattığı açıkla Türkiye'yi bir organize suçlar cennetine döndürdünüz. İşte sana bir dijital ahtapot, tapuya gitmiş, diplomaya gitmiş, milli emlak arazilerine gitmiş, sağlık sistemlerine girmiş. Her yerde bir dijital ahtapot var. BTK'da var, MEB’de var, YÖK'te var. Al sana dijital ahtapot,” ifadelerini kullandı.

Sahte diploma skandalı, Türkiye'nin dijital altyapısının ve siber güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu durum, sadece eğitim alanında değil, devletin tüm kurumlarında ciddi bir güven sorunu yaratıyor. Yetkililerin bu krizi çözmek için acil ve etkili adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, bu türden siber saldırılar ve sahtecilik olayları artarak devam edebilir ve ülkenin itibarını zedeleyebilir.